Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır:
"En güzel isimler Allah'ındır. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin. Onun isimleri hakkında eğri yola
gidenleri bırakın. Onlar yapmakta olduklarının cezasına
çarptırılacaklardır" (A'raf, 180). Ebu Hureyre (r.a)'nin rivayet ettiğine
göre, Resulüllah (s.a.v) şöyle buyuruyor: Allah'ın doksan dokuz ismi vardır.
Kim bunları ezberlerse Cennete girer. Allah (c.c) tektir ve teki sever.
Esmau'l-Hüsna, en güzel isimler demek olup 99 tanedir ve Kur'an-ı Kerim'de
bildirilmişlerdir. Allah (c.c) Hakiki (gerçek) ve mutlak (kayıtsız, şartsız) olarak «VAR» ve «BİR» olan;
eşi, benzeri ve ortağı asla bulunmayan Yüce Rabb'imizin has (özel) ve en büyük
ismi şerifidir. «Allah» Lafzı Celali, diğer mübarek isimlerinin delalet ettiği
bütün vasıfları, sıfatları ihtiva eder, ve «Vacibu'l-Vucud» olan Yüce
Rabb'imizin İsm-i Azam'ı (en büyük adı) olduğu hususunda İslam bilginlerinin
ittifakı vardır. «Allah» Lafzı Celali; Kur'an'ı Kerim'de, diğer mübarek isimlerinden
çok olarak 2800 defa zikredilmiştir. Sonra 960 defa ile «Rab» İsm'i şerifi
gelir. Bundan sonra, en çok zikredilenler sırasıyla «Rahman», «Rahim» ve
«Mâlik» İsmi şerifleridir. er-Rahmân (c.c) Dünyada; mümin ve kafir ayırt etmeksizin herkese merhamet eden, şefkat
gösteren ve acıyan. er-Rahîm (c.c) Merhametli, esirgeyen, koruyan, acıyan; Ahiret'de yalnız mümin kullarına
keremiyle muamelede bulunan. el-Melîk (c.c) Bütün kainatın mutlak ve hakiki sahibi, mutasarrufu. Bütün kainatın,
Zâtı'nın dışındaki bütün varlıkların ezeli ve ebedi tek hükümdarı, ancak Allah
Teala'dır. Kainatta, ancak O'nun iradesi, hüküm ve tasarrufu geçerlidir. O'nun
mülkü yok olmaz. el-Kuddûs (c.c) Azamet ve Celaline layık olmayan her türlü noksanlıktan pek uzak ve pek
temiz. es-Selâm (c.c) Her çeşit arıza ve hadiselerden salim kalan ve etkilenmeyen; kullarını her
türlü tehlikelerden selamete çıkaran, bahtiyar kullarına «Selâm» etmek lütuf ve
kereminde bulunan. Cenabı Hak (c.c) , mevcut her çeşit selametin mutlak ve hakiki kaynağıdır. el-Mü'min (c.c) Gönüllerinde iman ışığını uyandıran; Kendine sığınanlara emniyet, güvenlik,
rahatlık, veren; müminleri azabından ve yaratıklarının hepsini zulümden emin
kılan. el-Müheymin (c.c) Saltanatı hakkında dilediği gibi tasarruf eden ve her şeyi gözetip koruyan. el-Azîz (c.c) Hakiki ve mutlak surette kuvvet ve galebe sahibi, mağlup edilmesi asla
mümkün olmayan Galip; hükümlerinde her zaman galip olan. el-Cebbâr (c.c) Emir ve fermanına karşı konulamayan, kırılanları tamir eden, eksikleri
tamamlayan, dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan, her şeyde hükmünü
kayıtsız ve şartsız yürüten. el-Mütekebbir (c.c) Büyüklükte eşi olmayan, her şeyde ve hadisede büyüklüğünü gösteren. el-Halîk (c.c) Ceza vermekte acele etmeyen gerçek ve mutlak hilm sahibi; affı,
bağışlaması, hilmi sınırsız. Allah Teala, emrine karşı gelindiğinde anında
görür, bilir. Fakat gücü yettiği halde hemen cezalandırmaz, süre verir. Bu süre
içinde pişman olup tövbe edenleri af ve mağfiret buyurur. Israr edenleri ise;
dilerse af eder, dilerse cezalandırır. el-Bâri (c.c) Her şeyi bir asıldan var eden; her şeyi muhtaç olduğu organ, tabiat ve
surette en mükemmel ve uygun şekilde yaratan; yokluktan varlığa çıkaran,
yarattıklarını birbirlerinden çeşitli şekillerde ayırt eden. el-Musavvir (c.c) Varlıklara suret veren, tasvir eden; onları en güzel şekilde tertip edip,
en güzel surette şekillendiren. el-Ğaffar (c.c) Mağfireti (yarlığaması) pek çok ve kullarının ayıplarını örtücü; iyiyi,
güzeli açığa çıkaran; kötüyü, çirkini örten. Günahları ne kadar çok olursa
olsun, affedilmesini can-ı gönülden isteyen kulun günahlarını örten,
açıklamayan, mağfiret eden. el-Kahhâr (c.c) Her şeye, her isteğini yapacak surette gücü ve kudreti yeten; hükümlerinde
mutlak ve hakiki Galip ve Hakim. Allah Teala, kuvvet ve kudretiyle her şeyi
içinden ve dışından kuşatmıştır. Bundan kurtulmak mümkün değildir. Çünkü O,
mutlak Kadir ve Galiptir. Küfür ve isyanla O'na karşı gelip de tövbe
etmeyenleri öldürmek ve zelil etmek suretiyle kahredicidir. el-Vehhâb (c.c) Sonsuz, çeşit çeşit nimetlerini daima karşılıksız olarak ihsan eden,
bağışlayan. Allah Teala, fazlının tükenmez hazinelerinden rahmet ve nimet
bağışlar. O, hakiki ve mutlak Cömerttir. er-Rezzak (c.c) Rızıkları yaratan ve kullarına bahşeden; rızıkları ve rızıklandırdıklarını
yaratan, rızıklandırdıklarına rızıkları ulaştıran ve rızk elde etme sebebini
meydana getiren. Rızk; faydalanılması nasib edilen her şeydir. el-Fettâh (c.c) Her türlü zorlukları kolaylaştıran, maddi ve manevi bütün kapıları açan, en
büyük Hakim. el-Alîm (c.c) Bilgisi ezeli ve ebedi olan; olmuş olacak; gizli, aşikar her şeyi en iyi
bilen, kendisinden hiç bir şey gizlenmeyen. el-Kâbıd (c.c) Dilediğine rızkı daraltan, sıkan. Allah Teala, istediğinden ihsan ettiği
şeyi, gönül rahatlığını alıverir. Kiminin ruhunu kabzeder, kiminin de kalbini
kabzederek hayra rağbetsiz kılar. el-Bâsıt (c.c) Dilediğinde rızkı açan ve genişleten. Allah Teala, kimine çok rızk, kimine
uzun ömür verir; kiminin de kalbini açarak hayra rağbetli kılar. el-Hâfıd (c.c) Kafir ve facirleri alçaltan, iman etmeyenleri bedbaht eden; varlıktan
yokluğa, ilimden cehle, sıhhatten hastalığa döndüren. Allah Teala, dilediğini
şan ve şeref sahibi iken rezil ve rüsvan eder. er-Râfi' (c.c) İyileri yücelten, yukarı kaldıran; zilletten izzete götüren, bataklıktan
çıkaran, dereceleri artıran ve müminleri yükselten. Allah Teala, dilediğine şan
ve şeref verir. Gönülleri iman ve irfan ışıklarıyla parlatır. el-Muiz (c.c) Dilediğine tevfik verip aziz kılan; izzet veren, şereflendiren, ağırlayan. İzzet,
Allah Teala'nın verdiği bir şeref, bir irfandır. el-Müzil (c.c) Dilediğini hor ve hakir kılan; emir ve yasaklarına karşı koyanları zelil
eden, süründüren. es-Semî' (c.c) Gizli, açık her şeyi hakkıyla işiten. Allah Teala, kainatın her zerresinde
olan biteni, kalplerimizden geçenleri, dualarımızı, hasılı her şeyi hakkıyla
işitir. Ancak, bu işitme bizim anladığımız manada değildir. el-Basir (c.c) Bütün mevcudatta gizli-açık her şeyi kemaliyle gören. Allah Teala,
kullarının yaptığı her şeyi görür. O'nun görmediğini sanarak günah işleyenler
ne bedbahttır! el-Hakem (c.c) Hakiki ve mutlak Hakim; hükmeden, hakla batılın, iyi ile kötünün arasını
ayıran; dünyada şerhi hükümleri inzalle ve Ahiret'te kullarının arasını
faslederek hüküm veren. Allah Teala'nın hükmünü bozacak hiçbir kuvvet yoktur. el-Adl (c.c) Mutlak, hakiki, sınırsız, sonsuz adaletli, çok adil. Allah Teala, yarattığı
her şeyi kendine mahsus yere koymuştur. el-Lâtîf (c.c) Hakiki, mutlak lütuf sahibi; lütuf kerem ve inayeti sınırsız olan, en ince
işleri bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına akıl erdiremeyen en ince
şeyleri yapan; görünen görünmeyen türlü yollardan ve yerlerden çeşit çeşit
faydalar, ihsanlar bahşeden. el-Habîr (c.c) Gerek cismani alemde, gerekse ruhani alemde olagelen her hadiseden, hareket
eden her zerreden, alınıp verilen her nefesten bütün ayrıntılı haberdar olan. el-Halîm (c.c) Ceza vermekte acele etmeyen gerçek ve mutlak hilm sahibi; affı,
bağışlaması, hilmi hududsuz. Allah Teala, emrine karşı gelindiginde anında
görür, bilir ama, gücü yettiği halde hemen cezalandırmaz, süre verir. Bu sure
içinde pişman olup tövbe edenleri af ve mağfiret buyurur. Israr edenleri ise;
dilerse af eder, dilerse cezalandırır. el-Azîm (c.c) Hakiki ve mutlak büyük; büyükler büyüğü, pek azametli. Allah Teala, o kadar
Azimdir ki, akıllar tasavvurdan acizdir. el-Ğafûr (c.c) Kullarının günahlarını affeden, mağfireti sonsuz olan. el-Şekûr (c.c) Rızası için yapılan işlere, ibadetlere karşılık daha çoğunu veren; dünyada
yapılan iyi ameller karşılığında Ahiret'te sonsuz nimetler ihsan eden. el-Aliyy (c.c) Mutlak ve hakiki Yüce; Yüceler Yücesi. Allah Teala'nın Yüceliği, bir
başkasına nispetle değildir. Bu Yücelik, vacibdir, zaruridir. O'ndan başka bir
«YÜCE»nin bulunması mümkün değildir. Her şey; O'nun emrinde ve hükmü
altındadır. O, «Zatı Eceli Ala»dır. el-Kebîr (c.c) Her hususda pek büyük; Kibriya Sahibi; Büyüklüğünü ancak Kendisi bilen ve
büyüklüğü hiç bir mahluk tarafından bilinemeyen ve hiç bir zaman da
bilinemeyecek olan mutlak ve hakiki büyük. el-Hafîz (c.c) Hakiki ve mutlak koruyucu; her şeyi belli vaktine kadar afat ve belalardan
saklayan. Allah Teala, kainatı, bütün yaratılmışları tayin ettiği ömürleri
tamamlanıncaya kadar her şeyden korur. Her şeyin hıfzı, O'na racidir. el-Mukît (c.c) Bedeni ve ruhi rızıkları yaratan ve mahlukatının rızıklarını onlara veren,
ulaştıran; her şeye kuvvet veren. el-Hasîb (c.c) Mutlak ve hakiki Kafi; bütün varlıkların ömürleri boyunca yaptıklarını en
ince tafsilat ve teferruatıyla bilip, hesabını en iyi şekilde gören. Allah
Teala, Kendisine tevekkül edene Kafidir. Kıyamet Günü, yarattıklarını hesaba
çekicidir. el-Celil (c.c) Celal (büyüklük) ile vasıflanan, Yücelik sahibi; mutlak ve hakiki. Allah
Teala'nın büyüklüğü, yüceliği ölçülemez. Yücelik, ancak O'nundur. el-Kerîm (c.c) Keremi nihayetsiz derecede bol; kula istemeden ve karşılıksız olarak veren.
Kulları hakkında vaadini yerine getirmesi Allah Teala'nın lütuf ve keremidir. er-Rakîb (c.c) Bütün varlıkları her an gözeten; bilen, koruyan ve bütün işleri denetleyen. el-Mucîb (c.c) Duaları kabul eden; istekleri yerine getiren, sıkıntıları gideren; bunları
yalvarmadan bile lütuf ve keremiyle veren. Mutlak ve hakiki Vasi; ilmi, rahmeti,
kudreti, af ve mağfireti geniş ve sonsuz olan. el-Vası' (c.c) Mutlak ve hakiki Vasi; ilmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş ve
sonsuz olan. el-Hakîm (c.c) Mutlak ve hakiki Hakim: hüküm ve hikmet sahibi; her şeyi hikmet üzere
yaratıp, yerli yerinde yapan; bütün emirleri, bütün işleri hikmetlerle dolu
olan. el-Vedûd (c.c) İyi kullarını seven; onları rahmet ve rızasına erdiren; sevilmeye ve
dostluğu kazanılmaya en çok layık olan. el-Mecîd (c.c) Şanı yüce ve kadri büyük; Zâtı şerefli, işleri pek güzel, nimetli ve ihsanı
hudutsuz olan. el-Bâıs (c.c)
eş-Şehît (c.c) Her zamanda ve her mekanda her an hazır olan, mahlukatının hepsini bilen. el-Hak (c.c) Varlığı hiç değişmeden duran, Hakkı izhar eden; ezeli ve ebedi olarak «Var»
olan. Allah Teala'nın Zâtı yokluğu kabul etmediği gibi, her hangi bir
değişikliği de kabul etmez. Hakikaten «Var» olan ve hiç değişmeyerek hakikaten
«SABİT» olan ancak O'dur. O'nun Zâtı'ndan başka her şeyi O yaratmıştır ve
yaratılan her şey fanidir, yok olmaya mahkumdur. el-Vekîl (c.c) Mutlak ve hakiki vekil; kullarının işlerini düzelten; işlerini usulüyle
Kendisine bırakanların işlerini düzeltip, onların yapabileceğinden daha iyi
yapıp, temin eden. el-Kavî (c.c) Tam ve kamil kudret sahibi; pek güçlü, kayıtsız-şartsız her şeye Kadir. el-Metin (c.c) Çok sağlam; kuvvet ve kudreti Metin. Allah Teala'nın kudreti her şeye
yeter; dilediği şeyden kimse O'nu alıkoyamaz. el-Veliy (c.c) Dost ve yardım edici; müminlere dost, yardım edici; müminleri seven ve
işlerini neticelendiren. el-Hamîd (c.c) Övülmüş ve her senaya layık olan; ancak kendisine hamd ve sena olunan, bütün varlıkların diliyle övülen yegane Zat. Yaratılan her şey Cenabı Hak Celle Celalühü'yu tespih ve takdis eder. Çünkü O, yegane «eliyy-i nimet»dir. el-Muhsî
(c.c) İlmiyle her şeyin sayısını bilen; her şeyi sayıcı ve sayılarını bilici olan. el-Mübdî
(c.c) Mahlukatı maddesiz ve örneksiz
olarak yoktan var el-Muîd
(c.c) Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan; ölümden sonra tekrar dirilten. Allah Teala, zamanı gelince yaratıklarının çürümüş olan bedenleri en ince teferruatına kadar yeni baştan yaratacak ve her bedenin ruhunu kendisine iade edecektir. el-Muhyî
(c.c) Mahluklarını yoktan var edip
hayat veren; dirilten, can veren, sağlık veren ve hayat ihsan el-Mumît (c.c) Her canlının ölümünü yaratan; öldüren, yok eden, mahveden, dilediği her varlıkta ölümü meydana getiren. Canlılar için ölümün her an gelivermesi mümkündür. Allah Teala, her kulu için dünyaya geliş ve dönüş zamanını tayin etmiştir. Fani hayat, doğumla başlar, ölümle sona erer. Baki hayat ise, ölümle başlayıp sonsuza kadar devam eder. el-Hay (c.c) Mutlak ve Kamil Hay; ezeli ve ebedi bir hayat ile diri olan; her şeye hayat ve can veren; her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten. el-Kayyûm (c.c) Zâtıyla kaim, daima duran, gökleri, yeri ve her şeyi tutan; her şeye mukadder olan vaktine kadar durmak için sebeplerini ihsan eden. el-Vâcid (c.c) Mutlak ve hakiki gani olan, istediği her şeyi bulan; Kendisine darlık, fakirlik ve acizlik arız olmayan; Kendisi için lüzumlu olan şeylerin hiçbirinden mahrum olmayan; istediğini istediği zaman bulan. el-Mâcid (c.c) Azamet ve şerefle vasıflandırılmıştır; kadir ve şanı büyük, kerem ve cömertliği sonsuz olan. el-Vâhid (c.c) Tek, Zâtı'nda, sıfatlarında, işlerinde, mübarek isimlerinde, hükümlerinde asla ortağı, benzeri ve dengi bulunmayan. es-Samed (c.c) Zeval bulmayan ve Baki olan, herkesin muhtaç olduğu yegane Merci; hacetlerin, isteklerin, muratların verilmesi, ızdırapların giderilmesi için müracaat edilen TEK MERCİ. el-Kâdir (c.c) Her istediğini, istediği gibi, sonsuz bir güç ve kudretle yapan; dilerse yapan, dilemezse yapmayan. Allah Teala, dilediği her şeyi yapmaya kadirdir. Zâtı'nda yaratmak ve tekvin kuvveti vardır. el-Muktedir (c.c) Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden; her mevcudu kuvvet ve kudreti altında tutan. el-Mukaddim (c.c) İstediğini ileri geçiren, öne alan. Allah Teala, hem yaklaştırır, hem de uzaklaştırır. insanları gerek din bakımından, gerekse dünya hayatları bakımından derecelendirmiş, bazılarını diğerlerinden üstün kılmıştır. el-Muahhir (c.c) İstediğini geri bırakan, geciktiren. Allah Teala, kullarının yapmak istediklerini, dilerse geciktirir. Hiç şüphesiz ki, bunda da ilahi bir hikmet vardır. el-Evvel (c.c) Her şey üzerine kadim olan; ilk, evveli olmayan Evvel, her varlığın Halimi ve Evveli. el-Âhir (c.c) Her şey yok olduktan sonra Baki olan, varlığı ezeli ve ebedi olan; sonu olmayan son. ez-Zâhir (c.c) Alametleriyle vücudu aşikar olan; her yerde, her zaman tasarruflarıyla, kudretiyle, kibriyasıyla tecelli eden, görünen. Allah Teala'nın varlığı aşikardır. Alemlerde gördüklerimiz, içimizde hissettiklerimiz; hasılı her şey O'nun Varlığına, Birliğine ve Kemal sıfatlarına şahittir. el-Bâtın (c.c) Yarattıklarının nazarından gizli olan; gizli, görünmeyen. Allah Teala'nın «VAR» olduğu; her şeyden daha zahir ve apaçık bellidir. Bu hususta birçok deliller vardır. Mesela; bu alemin meydana gelmesi, mümkünattan olması; bu alemin bir bedialar topluluğu olması, hikmetler, gayeler manzumesi halinde görünmesi, bu alemin Kadim, ezeli, Ebedi, Alim, Hakim bir Halik'i Zi'şan'ın varlığına şahittir, parlak bir delildir. Bütün bu hususları güzelce düşünen bir insan, derhal bir Halik'i Zi'şan'ın Varlığına intikal eder ve O'nun Kadim, Ezeli, Ebedi mevcudiyetini tasdik ederek iman şerefine nail olur. el-Vâli (c.c) Kainatı; her şeyi, mülkünü ve her an olup biten hadiseleri tek başına tedbir ve idare eden. el-Müteâlî (c.c) Noksanlıklardan yüce ve münezzeh; yaratılmışların, O'nun hakkında akıl ve idraklerinin mümkün gördüğü her şeyden, her hal ve tavırdan pek üstün, Yüceler Yücesi. el-Berr (c.c) İyilik ve ihsanı sınırsız olan; yarattıklarına muhtaç oldukları nimetleri ihsan eden. Allah Teala, kulları için daima kolaylık ve rahatlık ister, zorluk istemez. Başkalarına zorluk çıkaranları da sevmez. Yapılan kötülüklerin bir çoğunu bağışlar; yapılan bir iyiliğe karşıda on mükafat verir. et-Tevvâb (c.c) Tövbeleri kabul buyurup, günahları affeden, kullarına, tekrar tekrar tövbe etmeleri için sebepler hazırlayan. el-Müntekim (c.c) Suçluları, adaleti ile hak ettikleri cezaya çarptıran; Kendisine isyan edenleri, asileri, canileri, azgınları şiddetle cezalandıran. Allah Teala'nın cezası çok elemli ve pek şiddetlidir. Ancak, cezalandırmadan önce suçluya kendisini düzeltmesi için bir süre tanır, sonra cezalandırır. el-Afûv (c.c) Çok affedici, çok acıyan, çok şefkatli, merhameti çok olan. Allah Teala, günahları imha eder, masiyetleri cezalandırmaktan vazgeçebilir. er-Raûf (c.c) Pek esirgeyen, çok merhamet eden; merhamet, rahmet ve şefkatini esirgeyen. Allah Teala, kullarına muhtaç oldukları her şeyi vermiştir. Kainata bak! O, yarattığı hiçbir şeyi merhametinden mahrum bırakmamıştır. Mâlikü'l-Mülk (c.c) Mülkün mutlak, hakiki, ebedi ve
ezeli sahibi; kullarının ve onların malik olduklarının Malik'i, mülkünde
dilediği gibi hükmünü tenfiz eden. Allah Teala, hem mülkün sahibi, hem de
hükümdarıdır. O'na bir ortak veya denk yoktur. Kulu da, kulunun elindeki de O'nun mülküdür. Lütuf ve ihsan ettikleri birer
ariyettir. Zü'l-Celâl-i ve'l-İkrâm (c.c) Hem yücelik, hem de fazl, şeref ve kerem sahibi, Celal ve Kemal'i mutlak ve
hakiki olan. Her nimet Allah Teala'dan gelir; nimeti yaratan da, sevk eden de,
dağıtan da ancak O'dur. el-Muksıt (c.c) Bütün işlerini denk, birbirine uygun ve yerli yerinde yapan; mazlumlara
insaf eden; adil, yaratıklarından hiç birine haksızlık, eza, cefa, eziyet,
zulüm etmeyen. Allah Teala, zalimden, mazlumun hakkını alır. Bunu yaparken de;
hem zalimi, hem mazlumu memnun eder. Çünkü O, en üstün adalet ve çok merhamet
sahibidir. el-Câmi' (c.c) İstediğini; istediği zaman istediği yerde toplayan; insanlara Kıyamet Günü
hesap için toplayan; birbirine benzeyen, benzemeyen veya birbirlerinin zıddı olan
varlıkları bir araya toplayan. el-Ğaniyy (c.c) Zâtı ve sıfatı ile her şeyden müstağni, zenginliğinin hududu ve ölçüsü yok,
hiçbir şeye muhtaç olmayan. Allah Teala'nın kulunu ibadetle mükellef tutması,
Zâtı'nın ihtiyacından değildir. Sırf kullarının maddi-manevi ihtiyaçları
içindir. Allah Teala, abes ve faydasız şeyler yaratmaktan münezzehtir el-Muğnî (c.c) Kullarından dilediğini keremiyle zengin kılan; istediğini, istediği anda,
istediği kadar zengin eden. Allah Teala, her kuluna belli bir rızk takdir
etmiştir. Kul, ezelde mukadder olan rızkı ne ise ona nail olur. Ancak, takdir
edilen bu rızka sahip olmak için çalışmak şarttır. Fakat, sonunda yine Mukadder
olan rızka razı olmak gerekir. el-Mâni' (c.c) Bir şeyin olmasına mani olan; koruyucu sebepleri yaratmak suretiyle helak
ve noksanlık sebeplerini önleyen, def eden. Kulun istedikleri bir takım
sebeplere, sebepler de Allah Teala'nın emir ve fermanına bağlıdır. Allah Teala
dilerse, istekleri verir; vermezse mutlaka bir ilahi hikmeti vardır. ed-Dârr
(c.c) Elem ve zarar verici şeyleri yaratan; dilediğine felaket, keder ve şiddet veren el-Nâfi'
(c.c) Faydalı şeyleri yaratan; hayır ve menfaat verici şeyler yaratan, dilediğine menfaat veren. en-Nûr
(c.c) Bütün alemleri nuru ile nurlandıran; göklerde ve yerde Hakkı neşreden, bütün varlıklara akıl, izan, idrak veren; istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran. el-Hâdî
(c.c) Hidayeti yaratan ve dilediği kulunu Tevhide, hayırlı-kârlı yollara yönelten; her şeye yön veren. Allah Teala, gönüllere imanı sevdiren sebepleri de, küfür yolunu tutturan sebepleri de yaratır. O'ndan başka hidayet ve bahtiyarlığa eriştirecek yahut sapıklık ve hüsrana düşürecek hakiki bir Zâtı ilahi yoktur. el-Bedî'
(c.c) Yarattıklarını örneksiz ve maddesiz icat edip yaratan; hayret verici âlemleri yoktan var eden; Zâtı'nda, sıfatlarında, fiillerinde asla benzeri bulunmayan el-Bâkî
(c.c) Vücudu daim olan, fani olmayan; Varlığının başlangıcı olmadığı gibi sonu da olmayan; bizatihi zaruri (vacib) olan mevcut. el-Vâris
(c.c) Mevcut olan her şeyin netice itibariyle mutlak sahibi ve hakiki maliki. er-Reşîd
(c.c) Kullarını irşat es-Sabûr
(c.c) Çok sabırlı; şirk ve isyan yolunu
seçenleri anında cezalandırmaya kadir iken acele etmeyip tehir | Sohbet | | Chat | | Dj Programlari | | Burçlar | | Fıkralar | Duvar Yazıları | Komik Videolar | | Korkunç Videolar | | Kaza Videoları | | Aşk Mesajlari | | Dostluk Mesajları | | Chatzade | | Özlem Mesajları | | Kandil Mesajları | | Yalnızlık Mesajları | | Tebrik Mesajları | | Asilvatan | | Bayram Mesajları | | Evlilik Mesajları | | Doğum Günü Mesajları | | Fenerbahçe Mesajları | | Galatasaray Mesajları | | Beşiktaş Mesajları | | ASILGURBET | | Komik Mesajlar | | Aşk Nedir | | Sevgi Testi | | Mektup Yazdır | | Aşkına Mektup | | Çiçeklerin Dili | Erkek Severse | Çiçek Resimleri | | Manzara Resimleri | | Operserv | | Bebek Resimleri | | Komik Resimler | | Araba Resimleri | | Nickserv Komutları | | Memoserv Komutları | | Chanserv Komutları | | Kanal Modları | | Msn Smleyleri | | Webmesenger | | Msn Avatarları | | Msn indir | | Çoklu Msn indir | | Dini Hikayeler | | Dualar | | ALLAH (c.c) İsimleri | | Veda Hutbesi | | Dini Hikayeler | | Otuz iki Farz |
| |||||